Bilmiyorum Farkında Mısınız?

Bilmiyorum Farkında Mısınız?

“Sivas Katliamı” dediler, ”Madımak olayı” dediler kestirip attılar. Birçoğu da “onlar alevi, ölüp ölmemesi umurumuzda değil” dediler. Onlar kimdi? Onlar suçlu değildi, alevi diye ayırmakta bölücülükten başka bir şey değil. Onlar aydındı,33 aydın…
2 Temmuz 1993 günü şeriat zihniyetli kimseler camilerde örgütlendiler. Yaklaşık 10000 koyundular. Önce Hükümet Konağı’nı taşladılar, bağıra bağıra katliamı yarattıkları Madımak Oteli’ne ulaştılar. Sayıları 20000’e yaklaştı koyun sürüsünün. Otelin etrafındaki araçları ve oteli taşladılar, yaktılar. Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve nicesi dumandan boğularak hayatını kaybetti. 51 kişi olaydan kurtuldu. Bunlardan birisi de Aziz Nesin’di. “Şeytan Aziz” diye üstüne saldırdılar. Polisler kurtarmasa beklide öldüreceklerdi.
Olaylar bittiğinde 33 aydın susturuldu. Bu da yetmemiş gibi Atatürk – Kongre ve Etnografya Müzesi önünde bulunan Atatürk büstüne zarar verildi.
Olayı çıkaran şeriatçılar, aydın düşmanları, Atatürk’ü silmeye çalışan, bölücü zihniyetli kimseler “laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma” suçundan yargılandılar.
Acaba yargılananlar gerçek suçlular mıydı? Yoksa sadece göstermelik birer piyon mu?
Aziz Nesin’e “şeytan” sıfatını verenler, kendilerini Müslüman sanan kimseler acaba insan öldürmenin günah olduğunu bilmiyorlar mıydı? Şimdi soruyorum bu nasıl insanlık, nasıl Müslümanlık? Din bu mu? Bu mu emredilen?
Ne zamanki aydınlar kalemlerini keskinleştirdi, o zaman kırdılar. Ve bu kimseler her seferinde dini kullandılar, din perdesine büründüler.
Mustafa Kemal “Bizi yanlış yola sevk eden habisler, biliniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşlerdir. Saf ve nezih halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, hep din kisvesi altındaki küfür ve alçaklıktan gelmiştir.” diyor.
Mevkilerini kullanarak aydınları öldürdüler, kanla kazanılan vatanı sattılar. Asıl “hain” sıfatı takılması gerekenler bunlardır.
10 Kasım 1938 günü kapandı bir kitap. Kapandı aydınlığa açılan pencere. Kapandı vatanı koruyan siper. 70 yıldır bu kapanan siperi, kitabı, pencereyi açmaya çalışanları öldürdüler. Halkı uyuttular. Her seferinde mevki sahibi olmayı başardılar. Peki, tek suçlu onlar mı?
Eğer başınızı yastığa koyarken içinizde bir tedirginlik yoksa, “ben vatan için ne yaptım” diye kendinize hiç sormadıysanız veya sorup hiçbir cevap almadıysanız, bilin ki tek suçlu onlar değil!
Karanlık çöküyor üstümüze…
Cumhuriyet gazetesi diyor ya her seferinde:
“Tehlikenin farkında mısınız?”

02.07.2008
Tayfun Sazak

Yorum Yapın